Skip to main content

O Zeybek

Zeybeğimi, birkaç kızan, vurdular;
Çukurda üstüne taş doldurdular.
Bir de, ya kalkarsa diye kurdular...
Zeybeğim, zeybeğim, ne oldu sana?
Allah deyip, şöyle bir doğrulsana!

Zeybeğim, kalkamaz, dirilemez mi?
Odası mühürlü, girilemez mi?
Şu ters akan sular çevrilemez mi?
Ne günedek böyle gider bu devran?
Zeybeğim, bir sel ol, bir çığ ol, davran!

Kır at zincirlenmiş, ufuk sahipsiz...
Han kayıp, hancı yok, konuk sahipsiz...
Baş köşede sırma koltuk sahipsiz...
Kızanlar, dört yandan, hep abandınız!
Zeybeğin kanına ekmek bandınız!

Bilemem, susarak ölmek mi hüner?
Lisan çıldırıyor, dil nasıl döner?
Ondan son iz, uzak, uzak bir fener...
Öldü mü? Çatlarım yine inanmam!
Gizliye yanarım, ölüye yanmam!

Zeybek kaybolduysa bunca kayıp ne?
Tesbihi dökülmüş, aranır nine;
Balonu yok, ağlar çocuk haline...
Zeybeğim, dünyayı aldın götürdün!
Bir öldün de, beni binbir öldürdün!

Beyni tırmık tırmık, pençelere sor!
Mevsim niçin ölgün, bahçelere sor!
Sor; çukuru nerde, serçelere sor!
Ağla, bir dinmeyen hasretle ağla;
Zeybeksiz yolları gözetle, ağla!

1964

( Necip Fazıl'ın Adnan MENDERES'in idamı üzerine yazdığı şiir)

Comments

Popular posts from this blog

OSMANLI PADİŞAHLARININ ANNELERİNİN KAÇI TÜRK?

Osmanlı padişahlarının annelerinden, Türk ve Müslüman olmayan ailelerden gelenlerin bulunduğu bir gerçektir. Ancak bunlar çok küçük yaşlarda Saray'a alınmışlar, Türk ve İslâm gelenekleri ile padişah hanımı ve padişah annesi olacak şekilde yetiştirilmişlerdir. Türk-İslâm kültürü ile yoğrulan bu hanımlar asıllarını tamamen unutmuş ve kendilerini samimiyetle bu milletten saymışlardır. Bu gruba giren az sayıdaki anneden Safiye Valide Sultan dışında ana dilini unutmayanı yoktur. 36 annenin tamamı iyi birer Müslüman olup ibadetlerini titizlikle yapmışlardır. Hatta bir kısmı, oğulları gibi tasavvufî bir meşrebe mensup idi. Görüleceği gibi söz konusu annelerin kökeni Türkse Türk, Ukransa Ukran, Rumsa Rum olarak belirtilmiştir. Ailesi hakkında bilgi olmayanlar da bu şekilde işaret edilmiştir. Artık bunun ötesinde, hakkında kesin bir belge olmadığı halde, istisnasız bütün annelere gayrimüslim bir köken uydurup birer de yabancı isim takıvermek tarih bilimi bakımından geçersiz olup iltifat ed...

Napolyon un ilginç hayat hikayesi

Napolyon'un boyu Napolyon'u bütün dünyayı yönetme kompleksine sürüklediği iddia edilen kısa boyuna ait bilgilerin tarihin büyük yalanlarından biri olduğu öne sürüldü. Napolyon'un boyu konusundaki tartışmanın eski Fransız ölçüm sisteminden kaynaklandığı belirtiliyor. Napolyon'un 1.60 olarak bilinen boyunun "kralın adımları" diye anılan eski Fransız ölçüm sistemine göre hesaplandığı, bu rakamın günümüz ölçüm hesaplanna vurulduğunda boyunun aslında 1.80'in biraz daha üstünde Olduğu belirtildi. 5 Ağustos 1769'da Korsika Adası'nın Ajaccio kentinde doğdu. 5 l Mayıs 1821 tarihinde Atlas Okyanusu'nda İngiltere'ye bağlı St.JL Helena Adası'nda öldü. Giriştiği fetihlerle Avrupa'nın siyasî haritasını değiştirmiş, yönetim ve hukuk düzenlemeleriyle Fransa'nın devrim sonrası devlet yapısını şekillendirmiştir. "Kurtarıcı" ve "zalim", "maceraperest" ve "kanun yapıcı", "imparator" ve...

SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ ÖZETİ

Saatleri Ayarlama Enstitüsü,  ülkemiz  insanının doğu ve batı arasında bocalamasını irdeleyen bir başucu romanıdır; toplumumuzun bu değişme süreci içindeki durumunu, bireyden yola çıkarak topluma varan bir yöntemle anlatır. Alegorik bir hicivdir, bu roman. Zaman, mekan, insan, toplum, bürokrasi, menfaatler, ölüm, yalnızlık, iletişim, sabır, mutluluk gibi kavramlar üzerine okumalar vardır. Romanda mekan olarak İstanbul seçilmiştir. Zaman ise doğrusal çizgi üzerinde ilerler. Çocukluğundan alıp yaşlılığına kadar akmaktadır.Klasikle modern Emine ile Pakize karakterleriyle bütünleşmiştir. Emine’yle birlikteyken gerçeklerin içinde zahirde fakir ama mutlu adamı oynamaktadır. Oysa Pakize’yle beraberken yalanla dolu havayı teneffüs eden zengin fakat mutsuz bir adam olmuştur.Tarihi hikayelerle zenginleştirilmiş içerik, okuru doldurur. (Örneğin ; Aziz Paşa’ya tepside sunulan hediye).Tasvirler şapka çıkarttırır (Örneğin ; Cemal Bey,Topal İsmail) Gözlemlerle dolu bir...