Skip to main content

İDAADA ÇOK KAZANDIRDI

Genco Baran`dan İddiaa`nın püf noktaları
Sizi bu kadar önemli tahminci yapan nedir?

İddaa firması kurulmadan altı veya yedi yıl önce bahis yapmaya başlamıştım. O zamanlar üniversitede öğrenciydim ve para kazanmanın kolay yolunu bulduğumu düşünmüştüm. Fakat zaman geçtikçe bu oyunla kolay para kazanılamadığını anladım. İlk yıllarımda hep kaybettim. O zamanlar Avrupa sitelerinden oynadığım için oyun seçeneklerim çok fazlaydı. Her kaybettiğimde başka bir model deniyordum. Bunları deneye deneye kendimce en doğru yolu buldum. Bu oyunu iki türlü oynayabilirsiniz. Öncelikle yüksek meblağ oynayarak paranızı riske edersiniz ama oranı düşük olan favori takımın maçını seçerek tutturma şansınızı arttırırsınız. İkinci olarak düşük meblağ oynayıp oranı yüksek olan çok riskli maçlar seçer ve kazanma şansınızı azaltırsınız. Yani birinde paranızı riske edersiniz diğerinde kazanma şansınızı. Ben parayı riske ediyorum. Bu oyun tarzım Türkiye’nin ekonomik yapısından dolayı birçok oyuncuya ters çünkü herkes yüksek meblağ ile oynayamayabiliyor. Tavsiye de etmiyorum ama benim tarzımda yüksek meblağ ile oynanırsa bir getirisi oluyor. 90 dakika sonunda koyduğunuz parayı iki katına çıkarmanın önemli bir yatırım olduğunu kabul etmek gerekir. Tabii ki her yatırım alanında olduğu gibi bunun da riskleri var ama bahis tutarsa 90 dakika sonra paranız ikiye katlanıyor. 

Çok bahis tutturdunuz mu?
“Bu oyunu futbol bilenler daha iyi oynar” ya da “Futbol bilenlerin kazanma şansı daha yüksektir” diye bir şey yok. Bu çok yanlış bir düşünce ve maalesef birçok insan bu yüzden kaybediyor. Tabii ki futbolu bilmenin getirdiği avantajlar var fakat işin içine para girdiğinde bilgi falan hikâye... Beni diğerlerinden ayıran az önce söylediğim gibi tecrübe. Ben bir seferde çok para da kaybettim, çok para da kazandım. İddaa’nın kuralı gereği bir kupona en az üç maç koymak zorundasınız. Üç maçı aynı kuponda tutturmak bilgiyle değil, şansla olur. Tabii şansınızı da siz yaratırsınız o ayrı. Benim işimde tutturmak değil doğru yönlendirmek önemli. Ben insanları doğru yönlendirdiğim için farklıyım.

Bu sene kim şampiyon olur? Oranları ne olur size göre?
Fenerbahçe ya da Galatasaray. Tabii şimdi bunu söylemek kolay. Fakat ben birinci haftada da bunu söylüyordum. İki takımın da kadrosu diğerlerine göre kaliteli ve geniş. Bu sene bu iki takım o kadar favori ki oranlar çok düşük olur. 

İddaa’da kaybetmemek ve kazanmak için neler yapmalıyız?
Her kaybettiğimiz ve kazandığımız bahisten ders çıkarmalıyız. Bu oyunu zevk için oynayanlara lafım yok. Diledikleri sıklıkta diledikleri çılgın kuponları yapabilirler. Mesela Gaziantepspor-Fenerbahçe maçında son saniye golü olmasa babam 25 liraya 15 bin lira alacaktı. Bu çok uçuk bir kupon; tutma ihtimali çok az ama zevk için oynuyorsanız neden olmasın. Fakat para kazanmak için oynayanların birçok konuya dikkat etmesi gerekir. Öncelikle disiplin çok önemli. Gün aşırı oynayıp bu oyundan para kazanmanız mümkün değil. Ne kadar çok oynarsanız sürprize yakalanma şansınız o kadar artar. Bazen bir ay bahis yapmadığım olur. Doğru maçı beklerim. Sabır bu oyunda çok önemlidir. Ve psikoloji.... Özellikle kaybedince kendinizden geçip hemen bir kupon daha yapıp kaybınızı telafi etmeye çalışmayın. Bu sizi sonu çok kötü bir girdaba çeker. Kazanınca da kaybedince de bırakmayı bilmelisiniz.

Oynarken dikkat edilmesi gereken hususlar neler? 
Asla kaybetmeniz halinde sizi çok üzecek bir meblağ oynamayın. Belki istisnaları vardır ama bu oyunu oynayarak zengin olamayacağınızı bilin. Fakat elinizdekileri çok kolay kaybedebilirsiniz; bunu unutmayın. Cesur olun. Yeri geldiğinde Milan’ı, Real Madrid’i karşınıza almaktan çekinmeyin. Bu takımlar hep kazanacak diye bir şey yok. Bu oyunu daha önce oynamadıysanız şimdi sakın oynamayın.

Takımların maçlarını izlemek şart mı?
Bunu günün şakası ilan ediyorum. art mı? Hem de nasıl. Paranızı izlemediğiniz, durumunu bilmediğiniz bir takıma nasıl yatırırsınız? Sadece maçlarını izlemek bile değil o takımla yatıp kalkmalısınız. Bir maç öncesi ne kadar kazanmak istiyorlar. Moraller nasıl? Açıklamalar ne yönde, takım ne kadar istekli vs. Hepsi çok önemli ama en önemlisi maçları izlemeniz. 

İstatiksel veriler ne derece önemli?
Yerine göre değişir. Bunu hissetmeniz gerekir. ‹statistikler bazen serilerin habercisidir. Bu oyunda seri yakalamak ya da seri yakalayan takımı önceden görmek çok önemlidir. Galatasaraylıyım ama beş yıldır Kadıköy’de oynanan Fenerbahçe - Galatasaray maçlarına gözümü kırpmadan Fenerbahçe galibiyetine oynarım. 

“Kaybetmez” dediğiniz takım var mı? 
Vardı; Barcelona. Ama o da Rubin Kazan’a kaybetti. Artık “Kaybetmez” dediğim takım yok. Her takım kaybeder. Fakat diğerlerine oranla daha fazla güvendiğim takımlar olmuştur. Takımın serisi çok önemli. Kazanması yönünde olduğu kadar kaybetme serisini de yakalamak çok önemlidir. Dört beş yıl önce Hollanda Birinci Ligi’nde Roosendaal diye bir takım vardı. Oynadıkları 34 maçın 28’ini falan kaybetti. Ben takımın renklerini bile bilmem, sürekli bu takımı karşıma aldım. Bu çok doğru bir bahis tarzı değildir ama seri seridir, değerlendirmek gerekir.

Şu ligden uzak durun” dediğiniz bir lig var mı? 
Bu aslında çok güzel bir soru. Buna bahis severler için yararlı olacağına inandığım bir cevap vereceğim. Dört yıl önce Radyospor’da program yaparken dinleyiciler hep Fransa Ligi’nden çekindiğini o ligden maçları kuponlarına yazmak istemediklerini söylüyorlardı. Ben de aylarca Fransa Ligi’ni çok yakından takip ettim, maçları izledim. Tabii orada da güzel seriler yakaladım. Mesela St. Etienne ve Toulouse evinde yenilmez armadaydı. Onları ön plana çıkardım. Lyon’u herkes biliyordu fakat kimse onlara Avrupa’da güvenemiyordu. Ben birinci Los Galacticos’a karşı Şampiyonlar Ligi’nde Lyon’u manşetim yapmıştım. Radyoda bas bas “Lyon” diyordum. Futbolcular bile yayını arayıp “Genco nasıl Lyon’a bu kadar güveniyorsun? Real Madrid’i nasıl bu kadar hafife alıyorsun? Zidane, Beckham, Raul gibi yıldızları var. ‹nsanları yanıltmıyor musun?” gibi sorular soruyordu. Hepsine “Yarın görüşeceğiz” dedim. Lyon maçı 2-0 kazandı ve inanın abartmıyorum ilk yarı 5-0 bitebilirdi. Herkes ertesi gün “Tamam sen bu işi biliyorsun” dedi. Lille’i çözdüm. O zamanlar orada oynayan Kader Keita’ya hayran oldum. Onun Galatasaray’a geldiğine hâlâ inanamıyorum. Bir anda Fransa uzmanı ilan edildim. Yani bir ligi takip ederseniz o ligden uzak durmanız gerekmez. Çözemediğiniz lig takip etmediğiniz ligdir. Suçlusu sizsiniz, lig değil.

Tavsiyelerinizi siz de oynuyor musunuz?
Değişiklikler yaptığım oluyor. Bu da son dakikada tahmini değiştirmeme sebep olacak bir sakatlık ya da kadroda sürpriz varsa oluyor.

Şimdiye kadar ne kadar kazandırdınız?
Rakamı bilemem ama umarım kazandırdığım kaybettirdiklerimden çoktur.


Comments

Popular posts from this blog

OSMANLI PADİŞAHLARININ ANNELERİNİN KAÇI TÜRK?

Osmanlı padişahlarının annelerinden, Türk ve Müslüman olmayan ailelerden gelenlerin bulunduğu bir gerçektir. Ancak bunlar çok küçük yaşlarda Saray'a alınmışlar, Türk ve İslâm gelenekleri ile padişah hanımı ve padişah annesi olacak şekilde yetiştirilmişlerdir. Türk-İslâm kültürü ile yoğrulan bu hanımlar asıllarını tamamen unutmuş ve kendilerini samimiyetle bu milletten saymışlardır. Bu gruba giren az sayıdaki anneden Safiye Valide Sultan dışında ana dilini unutmayanı yoktur. 36 annenin tamamı iyi birer Müslüman olup ibadetlerini titizlikle yapmışlardır. Hatta bir kısmı, oğulları gibi tasavvufî bir meşrebe mensup idi. Görüleceği gibi söz konusu annelerin kökeni Türkse Türk, Ukransa Ukran, Rumsa Rum olarak belirtilmiştir. Ailesi hakkında bilgi olmayanlar da bu şekilde işaret edilmiştir. Artık bunun ötesinde, hakkında kesin bir belge olmadığı halde, istisnasız bütün annelere gayrimüslim bir köken uydurup birer de yabancı isim takıvermek tarih bilimi bakımından geçersiz olup iltifat ed...

İNSAN HAKLARININ ANLAM VE ÖNEMİ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1950 yılında aldığı kararın ardından 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edildiği 10 Aralık günü İnsan Hakları günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. 62 yıl önce kabul edilen ve 300'den fazla dile tercüme edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi bugün uluslararası kabul görmüş birçok temel hak ve hürriyetin temelini oluşturmuştur. İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur. İnsan hakları sorunu, bütün ülkelerin gündemindedir. Bütün ülkelerin hükümetleri, insan hakları ihlallerine meydan vermemeyi başlıca görev olarak kabul etmek durumundadır. Ancak insan haklarının korunması görevi, sadece Hükümetlerin başarabileceği bir iş değildir. Bu görev, bütün kuruluşların, bütün insanların işbirliğini gerektirmektedir. Bu çerçeve içerisinde, insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duyg...

Adnan Menderesin Son Mektubu

""Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950'de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes'in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam (bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır) sizlerle beraberdir.""