Skip to main content

İŞ GARANTİSİ OLAN 2 YILLIK BÖLÜMLER

Sıkça sorulan soruların başında 2 yıllık popüler bölümler gelmektedir. Öğrenciler bu bölümlerin hangileri olduklarını merak ederken bir gerçeği göz ardı etmektedirler. Hepsi için söylenmese de meslek alanlarındaki başarı kişinin yeterliliğine de bağlıdır. Mezun olduğu alanla ilgili yeterli bilgiye sahip olanlar kendi akranlarına göre elbette farklı değerlendirileceklerdir. Bu hem meslekteki başarı için hem de Dikey Geçiş Sınavı için söz konusudur. Toptan kötü veya toptan iyi demek bu anlamda yanıltıcıdır. Örneğin Turizm okumak kimine çok cazip gelirken bazısı için işsiz kalmak demektir. Turizmden çok iyi kazanç elde edenler olduğu gibi işsiz gezenler de vardır.
 Buna rağmen bazı bölümler için piyasanın açığının bulunduğu bilinmektedir. Özellikle at işletmeciliği ve antrenörlüğü bölümüm bunun için iyi bir örnektir. Atçılık işletmeciliğinde akademik eğitim almış kişi açığı bulunmaktadır. Bu alanda çalışanların aylık kazancı 3000-5000 TL civarındadır. Yarışmalarda başarılı olan atların yetiştiricilerine de % 10 pay verilmektedir. Geçtiğimiz yıllarda Gazi Koşusunda 1. olan atın antrenörüne 600bin liralık ödülün 60 bin lirası verilmiştir.
İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu bünyesindeki Sualtı Teknolojisi okulu da son yılların cazip bölümlerindendir. Bu bölümden mezun olanlar sualtı sanayi ve turizm sektöründe malzeme bakım,onarım ve satış konusunda çalışmanın yanı sıra Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne bağlı gemi kurtarma bölümünde ve limanda görev yapmaktadırlar. Okulun 150 mezununun tamamı çalışıyor. 40 kontenjanlı okul uzun süre popülaritesini koruyacak gibi.
Optisyenlik de diğer bölümler gibi hayli popüler 2 yıllık bölümler arasında yerini almakta. Görme bozukluklarının düzeltilmesi ve giderilmesi için dizayn edilmiş optik gereçleri tedarik eden ve hastalara uygulayan eğitim görmüş kişilerin yetiştirildiği optisyenlik 2004 Haziran ayındaki yasa ile gözlükçü açmak için optisyenlik belgesinin zorunlu kılınması ise daha da popüler hale geldi.
Yeni bir bilim dalı olan mekatronik geleceğin parlak bölümlerinden. Bu bölümü okuyan öğrenciler daha mezun olmadan iş teklifi almaktalar. Mekatronik ev teknolojilerinden  ileri tıbbi cihazlara, bilgisayar kontrollü tezgahlardan robotlara kadar oldukça geniş bir alanı kapsıyor.
İklimlendirme ve soğutma, havanın ısı, temizlik, sirkülasyon ve nem içeriklerinin daimi olarak kontrol edilmesi anlamına geliyor. ABD'de iklimlendirme-soğutmanın önümüzdeki 10 yıl içinde en fazla gelecek vaat eden meslekler arasında olduğu düşünülüyor. Türkiye'de ise 1990'larda genişleyen klima pazarı istihdamı artırdı. Mezunlar bölümle ilgili sistemleri, teçhizatı kurup işleterek, bakım ve tamirini yaparak mesleklerini icra ediyor.
Çalışma alanı geniş alanlardan bir diğeri de diş protez. Bu bölümü bitiren gençler diş hekimlerinin yanında çalışabildiği gibi kendi protez laboratuvarını da açabiliyor. Gıda teknolojisi okuyanlar da fabrikalarda, laboratuvarlarda tekniker olarak çalışıyor.
Bunların yanında;
Tapu Kadastro
Tüm Sağlık Programları (optisyenlik, dişprotez, acil yardım vs)
Kuyumculuk,
Gemi Haberleşme,
Gemi İnşa ve Güverte,
Grafik Tasarım,
Uçak ve Gövde Bakımı,
Raylı Sistemler,
Endüstriyel Otomasyon,
Bilgisayar,
Elektrik
gibi alanlarda istihdamın daha kolay olduğu bilinmektedir.

Comments

Popular posts from this blog

OSMANLI PADİŞAHLARININ ANNELERİNİN KAÇI TÜRK?

Osmanlı padişahlarının annelerinden, Türk ve Müslüman olmayan ailelerden gelenlerin bulunduğu bir gerçektir. Ancak bunlar çok küçük yaşlarda Saray'a alınmışlar, Türk ve İslâm gelenekleri ile padişah hanımı ve padişah annesi olacak şekilde yetiştirilmişlerdir. Türk-İslâm kültürü ile yoğrulan bu hanımlar asıllarını tamamen unutmuş ve kendilerini samimiyetle bu milletten saymışlardır. Bu gruba giren az sayıdaki anneden Safiye Valide Sultan dışında ana dilini unutmayanı yoktur. 36 annenin tamamı iyi birer Müslüman olup ibadetlerini titizlikle yapmışlardır. Hatta bir kısmı, oğulları gibi tasavvufî bir meşrebe mensup idi. Görüleceği gibi söz konusu annelerin kökeni Türkse Türk, Ukransa Ukran, Rumsa Rum olarak belirtilmiştir. Ailesi hakkında bilgi olmayanlar da bu şekilde işaret edilmiştir. Artık bunun ötesinde, hakkında kesin bir belge olmadığı halde, istisnasız bütün annelere gayrimüslim bir köken uydurup birer de yabancı isim takıvermek tarih bilimi bakımından geçersiz olup iltifat ed...

İNSAN HAKLARININ ANLAM VE ÖNEMİ

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1950 yılında aldığı kararın ardından 1948 yılında İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edildiği 10 Aralık günü İnsan Hakları günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. 62 yıl önce kabul edilen ve 300'den fazla dile tercüme edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi bugün uluslararası kabul görmüş birçok temel hak ve hürriyetin temelini oluşturmuştur. İnsan Hakları Beyannamesi 30 maddeden oluşmuştur. Bu beyanname insana değer veren, özgürlük, eşitlik tanıyan duyurudur. İnsan hakları sorunu, bütün ülkelerin gündemindedir. Bütün ülkelerin hükümetleri, insan hakları ihlallerine meydan vermemeyi başlıca görev olarak kabul etmek durumundadır. Ancak insan haklarının korunması görevi, sadece Hükümetlerin başarabileceği bir iş değildir. Bu görev, bütün kuruluşların, bütün insanların işbirliğini gerektirmektedir. Bu çerçeve içerisinde, insan hakları bilincinin ve insan haklarının tam olarak benimsenerek, uygulanması için gerekli sorumluluk duyg...

VAN

Yüzölçümü: 19.069 km² Nüfus: 877.524 (2000) İl Trafik No: 65 Van ve çevresinin coğrafya ve savunma bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski dönemlerden beri yerleşim alanı olmuş, birçok uygarlığın izlerini üzerinde barındırmıştır. Van şehri, kültür varlıkları, doğal güzellikleri, yöresel gelenekleri, ulaşım imkânları ve dört mevsim farklı güzellikler yaşatan iklimiyle önemli turizm merkezlerindendir. Van ve çevresi eski çağlardan beri devingen bir bölgedir. En eski Türkmen yerleşim alanlarından olan şehir değişik zamanlarda çeşitli etnik grupları barındırmıştır. Ayrıca bir sınır kenti olduğundan komşu ülke kültürlerinden de etkilenmiş olması Van’da oldukça renkli bir kültürel birikimin doğmasına neden olmuştur. Van ilinin adının nereden geldiği kesin olarak bilinmemektedir. İlde adı bilinen en eski yerleşme, uzun yıllar Urartuların başkenti olan Tuşpa’dır. Yörenin en eski adı yine Urartular döneminden kalmadır. M.Ö. 9. yüzyıldan sonra bölge Urartu yazılı belgel...